Faydaları
AS Hastalığı Nedir? Neden Olur Ve Nasıl Tedavi Edilir?

AS Hastalığı Nedir? Neden Olur Ve Nasıl Tedavi Edilir?

İltihaplı romatizmal hastalıklardan biri olan Ankilozan Spondilit (AS) en çok omurgayı, kuyruk sokumu ve leğen kemikleri arasındaki eklemleri etkilemektedir.  Ankilo kelimesi oynar eklemlerin hareketini kaybetmesi, spondilit kelimesi de omurganın iltihaplanması anlamına gelmektedir. Hastalık omurganın dışındaki omuz, diz, kalça, ayak bileği gibi eklemlerde de ortaya çıkabilmektedir. Bu hastalıkta eklemler kaynaşınca omurga esnekliğini kaybetmekte, bel ve boyunda düzleşme oluşabilmektedir. […]

İltihaplı romatizmal hastalıklardan biri olan Ankilozan Spondilit (AS) en çok omurgayı, kuyruk sokumu ve leğen kemikleri arasındaki eklemleri etkilemektedir.  Ankilo kelimesi oynar eklemlerin hareketini kaybetmesi, spondilit kelimesi de omurganın iltihaplanması anlamına gelmektedir. Hastalık omurganın dışındaki omuz, diz, kalça, ayak bileği gibi eklemlerde de ortaya çıkabilmektedir. Bu hastalıkta eklemler kaynaşınca omurga esnekliğini kaybetmekte, bel ve boyunda düzleşme oluşabilmektedir. Genetik yatkınlık sebebiyle de ortaya çıkabilen bu romatizma türünde hastalar ağrı çekmekte ve hareketleri kısıtlanmaktadır.  İş görememekten başka psikolojik sorunlara hatta daha ileriki aşamalarda kamburluğa yol açabilen AS daha çok erkeklerde görülmektedir. Hastalıkla ilgili belirtiler bel fıtığıyla karıştırılmakta, doğru zamanda doğru doktora ulaşma şansı azalmakta, dolayısıyla teşhis ortalama olarak 8 yıl kadar gecikmektedir. Hastalığa bakması gereken bölüm romatoloji bölümüdür. Sabahları kalktıktan sonra 30 dakikadan daha uzun sürebilen bel tutukluğu şikâyetleri olan AS hastaları öncelikle gittikleri hastanelerde bel fıtığı teşhisi ile karşılaşmaktadır. Gençlerde, üretken bir çağda olanlarda görülebilen hastalığa dair önemli bir belirti olan sabah tutuklukları işe gitmelerini engelleyecek dereceye gelebilmektedir.

AS Hastalığının Sebepleri Nelerdir?

AS hastalığında iltihaplanan bölgelerdeki kemikler arasında yer alan eklemler kaynaşarak bütünleşir. Bu bütünleşme hareketi kısıtlamaktadır. Hastalığın sebepleri tam olarak bilinmese de genetik yatkınlıkla ilgili bilinenler şunlardır. Birinci hatta ikinci dereceden akrabalarında AS hastalığı bulunanların bu hastalığa yakalanma riski % 20’dir. Genetik yapıya ilave olarak mikroplar, Reiter sendromu, bağırsak hastalıklarının bazıları ve çevresel faktörler de hastalığa yakalanma oranını artırmaktadır. Erkeklerde kadınlara göre 2 kat fazla ortaya çıkan AS yavaş ilerlemektedir. İlk olarak romatoloji uzmanına gidilmemişse ya fibromiyalji ile ya da bel fıtığı ile karıştırılabilmektedir.

AS Hastalığının Belirtileri

AS hastalarında bel ağrısından ve tutukluğundan başka kalça, boyun ve sırtta da ağrılar yaşanabilmektedir. İlerlemiş vakalarda boyun ve sırt kısmında deformasyonlar gelişip kamburluğa sebep olabilmektedir. Bel fıtığından ayırıcı olan belirti hissedilen ağrının dinlenme sırasında artıp hareket ederken azalmasıdır. AS hastalarının % 7’sinin geçmişinde bel fıtığı ameliyatları bulunmaktadır. Eğer 40 yaşından daha genç bir bireyde 3 ayı aşkın ve azar azar başlamış olan, sabahları yattıkları yerden kalkmalarını zorlaştıran,  fazla yatınca artış, hareketli durumdayken azalış gösteren ağrılar mevcutsa, ağrı kesicilerle ağrı azaltılabiliyor ya da yok oluyorsa bu belirtiler Ankilozan Spondilit hastalığına işaret etmektedir. AS eklemler dışında vücudun başka sistemlerini de etkileyebilmektedir. Eklemler haricinde en çok gözde, nadiren kalpte, böbrekler, akciğerler, sinir sistemi ve bağırsaklarda ortaya çıkabilmektedir. AS belirtileri 20’li yaşlarda başlayabildiği gibi çocukluk yaşlarında bile başlaması mümkün olabilmektedir.

Teşhis Ve Tedavisi

Fiziksel muayene ve MR gibi görüntüleme yöntemleriyle tanı koyulmaya çalışılır. Erken teşhis yapılabilirse AS hastaları ağrısız bir yaşam sürüp hareketlerinde fazla sorun yaşamayabilir. Nonsteroit, anti enflamatuar ilaçlarla tutukluk ve ağrı giderilmeye çalışılır. Erken teşhis edilebilmişse tedavi ile hastalığın komplikasyonları önlenebilmekte ya da geciktirilebilmektedir.

 

Bir önceki yazımız olan Düşük Ateş Neden Olur, Nasıl Geçer? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM